DİYETİSYEN TAVSİYESİ

ARA ÖĞÜN

DİYETİSYEN TAVSİYESİ

Kişi de ana öğün ve ara öğün dışında sürekli yemek isteği ve eğilimi varsa, bu durum diyet listesine uymayı zorlaştırır. Bu problemin çözümüne üç şekilde yaklaşılabilir.

  1. Diyetisyen tavsiyesi ; Aşırı iştah riskini azaltma yöntemi.
  • Ana ve ara öğünlerde tatmin edici tok tutucu, doyurucu ve besleyici yiyecekler tercih edilmelidir. Diyet listesine tam uyulmalı ve listede verilenden daha az yenmemelidir.
  • Öğünler arası yemeğe iten çevresel uyaranlar yani çikolata, bisküvi, çerez, kurabiye vb. gibi yüksek riskteki yiyecekler göz önünden kaldırılmalıdır. Her zaman durdukları dolapların yeri değiştirilmelidir. El altında ve göz önünde kolay ulaşılabilir olmaları engellenmelidir.
  • Zayıflama sürecin de, abur cubur veya fazla yeme eğilimini arttıran yerlerden, mekanlardan en azından kontrol sağlanana kadar bir süre uzak durulmalıdır. Mide küçülüp, beyniniz artık yeterli beslenme ile doymayı başarana kadar, bir süre sosyal hayanızı azaltabilirsiniz.
  1. Diyetisyen tavsiyesi ; İştah dürtüsüyle baş etmek.

Öğünler arasında ortaya çıkan aşırı yeme ve iştah dürtüsünün diyetle birlikte artmasından korkulur. Ancak yasak düşüncesi ortadan kalktıkça bu iştah dürtüsü zamanla azalır. Bu dürtünün geldiği zamanda yerine geçebilecek aktiviteler yapılmalıdır. Bu aktiviteler zihni meşgul edici, dikkatin başka bir yere odaklanmasını sağlayan ve memnuniyet verici olmalıdır.

  1. Diyetisyen tavsiyesi ; Size verilen diyet listesinin dışında, öğünler arasında tokken de yemeğe iten nedenleri tanımak.

Genel olarak açlık olmadan kişiyi öğünler arasında yemeğe iten nedenler stres, sıkıntı, kaygı, öfke gibi duygu durumlarıdır. Bunun üstesinden gelebilmek için bu duyguları ortaya çıkaran problemleri tanımak ve sorunları yemekle bastırmak yerine çözmek konusunda yeni yollar keşfetmek gerekir.

  1. Diyetisyen tavsiyesi ; Kilo kaybı sırasında ortaya çıkan bahaneler – sorunlar ve bunlarla başa çıkma yolları.

       Zayıflama sürecin de  diyet listesine uyma konusunda, birkaç hafta içinde değişime karşı herhangi bir direnç olup olmadığı ortaya çıkacaktır. Bu genellikle aşağıdaki yollarla ifade edilir. randevusun

  • Diyetisyen randevularına devamsızlık veya randevulara geç kalma.
  • Tekrarlayan bir biçimde Diyetisyen randevularının tarihlerini değiştirme
  • Diyetisyen kontrollerin de zayıflama diyet listesine karşı bir tutum ve direnç  sergileme

Bu tarz direnç durumlarının da mutlaka bir sebebi vardır. Eğer bu tür durumlarla karşı karşıya kalınıyorsa tedaviye uyumla ilgili kendinizi gözden geçirmenizde fayda vardır.

Kendinize dürüstçe şunu sormalısınız

  • Ben gerçekten zayıflamak istiyor muyum ?
  • Önceliğin vücudum ve sağlığım mı ?
  • Yoksa yemek, benim en büyük zevkim ve amacım mı ?


Yorum yok

Yorumlar
Yorum Yok! İlk yorumu sen gönder!

Yorum Yaz

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*