DİYET PSİKOLOJİSİ

dyt psikolojisi

DİYET  PSİKOLOJİSİ

Diyet yapmak ya da sağlıklı beslenmenin temel prensipleri aslında çok da zor değildir. Diyetisyenlerin hazırladığı beslenme listeleri uygulanabildikleri zaman kesinlikle işe yarar.  Kilo vermek isteyen kişiler, bir zayıflama merkezine giderek, kendi kendine popüler diyetleri uygulayarak, aç kalmayı deneyerek hayatında en az bir kere diyet yapmıştır. Zayıflama diyeti yaptığı sürece fazla kilolar da verilmiştir. Ama verilen kilolar bir süre sonra tekrar geri alınmıştır. Çünkü kilo vermeye, yani diyete bir süreç olarak bakılmaktadır. Belli bir miktar kilo verilir hedefe ulaşılır ama hedef sonlandığında eski yeme alışkanlıklarına ve yaşam tarzına geri dönülür. En büyük hata da işte budur.

Diyet sözü Latince “Diyeta”dan gelir. Bu da “sağlıklı yaşam” demektir. Oysa diyet deyince kişinin algıladığı anlam işkencedir. Diyette olmak kişiyi mutsuz eder. Bununla birlikte “diyet bir bitsin gidip şöyle güzelce kebap ve tatlı yiyeceğim”, “20. kiloyu verdiğim gün bir tepsi baklava yaptıracağım” veya ‘‘ arkadaşlarımın yanında diyetteyim demeye sinir oluyorum” gibi sözler duymuşsunuzdur. Belki de bu sözleri söyleyen kişilerden biri olabilirsiniz. 

Gerçek anlamıyla sağlıklı yaşam olan diyete yaklaşım “elbet bir gün bitecek” gibi bir düşünceyle olunca hayatın bir parçası olamamaktadır. Bu sebeple zayıflama diyeti yapmanın yani sağlıklı ve düzenli beslenmenin en önemli adımı hayatımızı gözden geçirmeyi ve bazı alışkanlıklarımızı değiştirmeyi gerekli kılar. Beslenme alışkanlıklarının ve yerleşmiş düşüncelerin değişmesi gerekmektedir. Genelde kilolar fiziksel bir hastalıktan değilse, duygusal, ruhsal veya cinsel anlamda yaşanan boşluklarından kaynaklanmaktadır. Bu yüzden gerçekte altta yatan asıl nedenleri bulmak, kişinin kendini tanıması, kontrolsüz yemeğe neden olan sebepleri anlamak çok önemlidir. Sigara içen her insan sigaranın zararlı olduğunu bilmektedir ama yinede sigara içmektedir. Fazla kilosu olan şişman kişilerde her gün bir paket çikolata yendiğinde kilo alınabileceğini bilmektedir. Ancak esas sorun farklı dürtüler nedeniyle yendiğinde çikolataya dur diyememektir. Uzmanlar tarafından “az tüketilmesi gereken yiyecekler” kategorisinde olan ancak birçok kişiye göre “yasak, kaçamak” olarak düşünülen bu yiyeceklerden yenildiğinde yaşanan suçluluk duygusu da kişiyi bir kısır döngüye itmektedir. Diyet psikolojisi ile şişman kişi yedikçe pişman olur, pişmanlık duygusunun verdiği mutsuzlukla ve suçlulukla yine yer, bu böyle sürer gider. Böyle durumlarda sürekli yemek, sorunlarla başa çıkma mekanizmasıdır. Fakat bu yiyecekler yenildiğinde o anda rahatlatsa da bir süre sonra  kilo alınacağı için kişiyi mutsuz etmekte ve  zarar vermektedir. Bu sebeple kişi sorunlarıyla başa çıkma yolu olarak yemek yeme yerine ne yapılabileceğini ve bu tür duygularla nasıl başa çıkabileceğini keşfetmelidir. 

Diyet psikolojisi nin zorlandığı ve diyet süresince diyetisyene ihtiyaç duyulan başka önemli bir zaman ise plato dönemleridir. Plato yani genelde kilonun yüzde beş ila onu verildikten sonra görülen, kilo vermenin durduğu veya çok yavaşladığı dönemlerde, diyete başlangıçtaki gibi dikkat edilse de kilo verememe durumu ile karşılaşılabilir. Bu da kişide “elimden gelen her şeyi yapıyorum ama gene de olmuyor, bende artık yerim ” diyerek diyeti boş vermektedir. İşte bu dönemler yaşandığında kişinin metabolizmasını ve yaşam tarzını bilen diyetisyenine ihtiyaç vardır. Diyet yaparken zorlanmalar ve motivasyon eksikliği yaşandığı bu dönemlerde kişiler diyetisyen desteğiyle gösterdikleri çabanın boşuna olmadığını ve bu beslenme tarzını sürdürdükleri sürece sonunda fazla kilolarını vererek sonuca ulaşacaklarına inanır ve kendilerine güvenirler.

Gülten Özbek

Slimming Center & Estetik – Bağdat Caddesi – Kadıköy



Yorum yok

Yorumlar
Yorum Yok! İlk yorumu sen gönder!

Yorum Yaz

Your e-mail address will not be published.
Required fields are marked*